Archive for Ocak, 2010

Bazen ben

Buraya girip eğer yazıları okuyan varsa.. ki burası gayet sessiz oluyor genellikle çünkü, nasıl bir ruh hali içerisinde yazdığımı anlayabilirler.  Tabii bir de ben kendimi anlayabilsem.

Bir kaç gün önce dikkatimin dağıldığından bahsetmiştim. Okulun rehberlikçisine ordan da doktora falan da gitmiştim. Direk DEHB teşhisi. Neyse o, o kadar önemli değil de, ilacı kullanmaya başlayalı beri, ruh halimin iyice dengesinin kaydığını hissediyorum. Biz buna alışma süreci diyelim. Başlamadan önce de moralim bozuktu zaten. Sadece şu aralar elektrik çarpmış gibi hissediyorum.

Aslında bunca psikoloji, psikaytri kitabı okuyan bir insan olarak, anladığım olay şu:

1. Sorunlarımız ne kadar büyük olursa olsun, onlardan etkilenip facia haline getirmeyi, insan kendisi seçiyor.

2. Okul olmasa, para sıkıntın olmasa, kız arkadaşını kafana takmasan, bir an için bunlar hayatında varolmamış olsa, belki acı çekmeyecektin. Demek ki aslında temelde insanın mimarisinde olan bir şey değil, durduk yere acı çekmek.

3. Bu konulara ne kadar çok bağlanırsan, o kadar önem veriyorsun, garantisi olmayan şeyleri, aklında garantilemeye çalışıyorsun, bunları kişiliğin için kendine bir dayanak noktası haline getirmeye çalışıyorsun. Biri patlak verince, dayanak noktan yıkılıyor ve depresyona giriyorsun.

4. Başkalarına teskin edici konuşurken, sen kendine hiç acımıyor, her an hakaret edip, umutsuzluk tohumları ekiyorsun.

5. Böyle olunca da karar almaktan, olaylardan kaçıyorsun ve sorunları daha da belirgin hale getiriyorsun.

Bu da böyle salak bir kısır döngüye girince de işler içinden çıkılmaz bir hal almaya başlıyor ve tekrar sigaraya başlıyorsun vs.

Bi de düşünce kalıpları var tabi. Ya hep, ya hiç: Bu böyle olmazsa yaşayamam. Facialaştırma: Eyvah, vizem kötü geldi, mahvoldum. Aşırı genelleme: Kız arkadaşımdan ayrılırsam, hayatım çok kötü geçecek. Olumsuza odaklanma: Vizeler kötü, işlerim kötü, aşk hayatım kötü vs. Çok belli ve hatalı olan bu düşünce kalıpları, genellikle her olumsuz olaydan sonra ortaya çıkıyor, ve her seferinde de aldanıyorum.

Bilişsel psikoterapi diyor ki, bu kalıpları değiştirmeye çalışırsanız, depresif düşünceleriniz zayıflayacaktır. Kaynağı budur.

Peki ya kaynak başka yerdeyse?